04 Haziran 2026

Üniversitemizde 1. Irmak Pediatri Sempozyumu Düzenlendi

Üniversitemiz Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Tarafından Düzenlenen 1. Irmak Pediatri Sempozyumu, Türkiye Yüzyılı Kongre Merkezi’nde yapıldı.

“Modern Dünyada Çocuk Olmak” temalı etkinliğe  Mühimmmat ve Garnizon Komutanı Tuğg. Mehmet Ali Durmuş, Rektörümüz Prof. Dr. Ersan Aslan, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, Özbekistan Zarmed Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Shukurlaev Dilshod Dalerovich, Rektör Yardımcılarımız Prof. Dr. Mehmet Başalan ve Prof. Dr. Erol Yılmaz, Genel Sekreterimiz Doç. Dr. Şevket Evci, Tıp Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. Esra Dilek Keskin ve Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Atike Tekeli Kunt, Tıp Fakültesi Hastanemiz Başhekimi Prof. Dr. Turgut Deniz, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Hematoloji Onkoloji Bilim Dalı emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Türkiz Gürsel, Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Meryem Albayrak, dekanlarımız; enstitü, meslek yüksekokulu ve yüksekokul müdürlerimiz, il müdürleri, akademik personelimiz, öğrencilerimiz ve ülkemizin farklı üniversitelerinden akademisyenler katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program, Güzel Sanatlar Fakültemiz Oda Orkestrasının müzik dinletisi ile devam etti.

Büyük bir ilgiyle takip edilen dinleti sonrasında Rektörümüz Prof. Dr. Ersan Aslan, Orkestra Şefi Doç. Dr. Akın Kumtepe’nin şahsında orkestra ekibine teşekkür etti.

Program, açılış konuşmaları ile devam etti.

1. Irmak Pediatri Sempozyumu’nun ortak bir sağlık anlayışı etrafında buluşulan önemli bir bilimsel paylaşım platformu olduğunu belirterek sözlerine başlayan Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Meryem Albayrak, “Modern Dünyada Çocuk Olmak temalı sempozyumumuz, yalnızca bilimsel bir program değil; aynı zamanda ortak bir coğrafyanın, ortak bir kültürün ve ortak bir sağlık anlayışının etrafında buluştuğumuz bir bilimsel paylaşım alanıdır. Anadolu’nun kalbinden doğarak geçtiği her şehre hayat veren Kızılırmak gibi, bizler de çocuk sağlığı alanında bilgiyle, dayanışmayla ve ortak hedeflerle birbirimize bağlanıyoruz. Bugün aramızda bulunan, ülkemizin farklı illerinden gelen kıymetli protokol üyelerini özellikle saygıyla selamlıyorum. Kızılırmak Havzası’nı oluşturan bu şehirlerin katılımını, gelecekte farklı illerimizin ev sahipliğinde sürecek bilimsel birlikteliklerin güçlü bir başlangıcı olarak değerlendiriyoruz. Ayrıca Ankara, İstanbul, İzmir, Trabzon, Afyon ve Kocaeli başta olmak üzere ülkemizin dört bir yanından gelerek bizleri onurlandıran çok kıymetli hocalarımıza da şükranlarımı sunuyorum. Deneyimleriniz ve katkılarınız, bu toplantının bilimsel değerini daha da yükseltmektedir. Ev sahibi şehrimiz Kırıkkale, dayanışması, üretkenliği ve zorluklar karşısında yeniden ayağa kalkma iradesiyle anlam kazanan özel bir şehirdir. Şehrimizin ismi yalnızca zorlayıcı bir tanım değil, aynı zamanda bir yeniden doğuş hikâyesidir. Rivayete göre, geçmişte salgın hastalıklarla zor günler geçiren Ortaköy’ün küllerinden yeniden doğarak ‘kale gibi güçlü’ bir şehir haline gelişi, bu ismin ruhunu da yansıtmaktadır. Halkın emeğiyle yürütülen ağaçlandırma çalışmaları, sanayi hamleleri ve kültürel üretim; Kırıkkale’yi, Anadolu insanının azmini temsil eden şehirlerden biri haline getirmiştir. Bu toprakların en önemli simgelerinden biri olan Çeşnigir Köprüsü, yüzyıllar boyunca Selçuklu’dan Osmanlı’ya uzanan bir hat üzerinde iki yakayı birbirine bağlamıştır. Bugün de bizleri, üniversitelerimizi ve bilim insanlarını birbirine bağlayan bir anlam taşımaktadır. Ayrıca bu bölgenin bir diğer kıymeti olan milyonlarca yıllık jeolojik miras, kaya tuzu oluşumlarıyla doğallığın ve paylaşmanın bir simgesi haline gelmiştir. Bugün sizlere takdim edeceğimiz küçük tuz hediyesi de yalnızca bir hatıra değil; Kırıkkale’den dostluk, samimiyet ve iyi dileklerin bir ifadesidir. Bu anlamlı toplantıya katkı sunan tüm konuşmacılarımıza, bilimsel kurul üyelerimize, destek veren kurumlarımıza ve uzak yakın demeden davetimize icabet eden tüm misafirlerimize içten teşekkürlerimi sunuyorum. Ayrıca bu sempozyumun ortaya çıkmasında büyük emek veren Kırıkkale Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalına, en kıdemlisinden stajyerine kadar tüm ekip arkadaşlarımıza da özellikle teşekkür ediyorum. İnanıyorum ki, Irmak Bilimsel Sempozyumu, tıpkı Kızılırmak gibi bereketli bir akışla, uzun yıllar sürecek bilimsel iş birliklerine, ortak projelere ve kalıcı dostluklara vesile olacaktır. Katılımınız için teşekkür ediyor, verimli ve keyifli bir sempozyum diliyorum.” şeklinde konuştu.

Pediatri Ana Bilim Dalının, bölgenin ve içinde bulunduğu coğrafyanın örnek gösterilen referans kliniklerinden biri olduğunu belirterek sözlerine başlayan Tıp Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. Esra Dilek Keskin, “1998 yılında, Ana Bilim Dalımızın kurucu başkanı olan Sayın Ülker Hocamızın öncülüğünde kurulan kliniğimiz, bugün 11 öğretim üyesi, 19 araştırma görevlisi ve 2 yan dal araştırma görevlisi ile hem sağlık hizmeti sunmakta, hem de ülkemize önemli akademik katkılar sağlamaktadır. Ana Bilim Dalımız bugüne kadar 50’nin üzerinde çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı yetiştirmiştir. Mezunlarımız, ülkemizin dört bir yanında hem sağlık hizmeti sunmakta, hem de akademik çalışmalarını başarıyla sürdürmektedir. Ana Bilim Dalımızda yılda yaklaşık 46 bin poliklinik hastasına hizmet verilmekte, 20 yataklı servisimizde binlerce çocuğumuzun tedavi ve takibi gerçekleştirilmektedir. Ayrıca 16 yataklı Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitemizde her yıl yüzlerce yenidoğan bebeğimiz nitelikli sağlık hizmeti alarak sağlığına kavuşmaktadır. Bu yönüyle kliniğimiz, bölge halkına önemli katkılar sunmaya devam etmektedir. Kliniğimiz bünyesinde; Gastroenteroloji, Yenidoğan, Nöroloji, Nefroloji, Hematoloji, Alerji ve İmmünoloji bilim dallarıyla birlikte genel pediatri alanında güçlü bir akademik yapı oluşturulmuştur. Bu noktada, kliniğimizin gelişimine verdikleri değerli desteklerden dolayı Sayın Rektörümüze teşekkürlerimi sunuyorum. Son olarak, bu bilimsel sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçen tüm öğretim üyelerimize, araştırma görevlilerimize ve organizasyon ekibine teşekkürlerimi sunuyorum. 1. Irmak Pediatri Sempozyumu’nun bilimsel açıdan verimli, başarılı ve ufuk açıcı geçmesini temenni ediyor; hepinizi saygıyla selamlıyorum.” dedi.

Çocuk sağlığının yalnızca tıbbi bir alan değil, aynı zamanda geleceğe karşı bir sorumluluk olduğunu ifade eden Rektörümüz Prof. Dr. Ersan Aslan, “Bugün burada sizlerle birlikte olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. İnşallah gün boyunca hem bilimsel açıdan verimli, hem de hafızalarımızda güzel izler bırakacak bir program gerçekleştireceğiz. Öncelikle, ülkemizin farklı illerinden ve kurumlarından gelerek bu sempozyuma katkı sunan tüm değerli misafirlerimize teşekkür etmek istiyorum. Aranızda çok kıymetli hocalarımız bulunuyor. Ancak bugün burada görmekten ayrıca mutluluk duyduğum iki değerli hocamız var: Türkiz Hocam ve Bülent Hocam. Bülent Hocam iki gün önce buradaydı, ayrıldıktan sonra tekrar gelerek bizleri onurlandırdı. Bu fedakârlığı ve ilgisi için kendisine özellikle teşekkür ediyorum. Türkiz Hocam ise, her zaman tevazuuyla “artık evden çok çıkmıyorum” der. Buna rağmen bugün burada bulunması bizim için son derece kıymetlidir. Emeklilik törenine katıldığım günleri hatırlıyorum. Aradan geçen yıllara rağmen hocamızın enerjisinden ve duruşundan hiçbir şey kaybetmediğini görmek gerçekten mutluluk verici. Değerli misafirler, bu üniversitenin kuruluş yıllarını hatırlayan ve bugün hâlâ görev yapan en eski öğretim üyelerinden biriyim. Üniversitemizde geçirdiğim 38 yıl boyunca birçok değerli akademisyen geldi geçti. Ancak hepsi geride güzel izler, güçlü hikâyeler ve kıymetli eserler bıraktılar. Bugünkü konumuz, pediatri. Bu alanın Üniversitemizde gelişmesine büyük katkı sunan çok değerli hocalarımız oldu. Kuruluşundan bugüne kadar bu bölümün gelişmesinde emeği geçen tüm öğretim üyelerimize gönülden teşekkür ediyorum. Üniversitemizin ve fakültemizin bugünlere gelmesinde büyük emekleri vardır. Kendileri için sizlerden güçlü bir alkış rica ediyorum. Ben makine mühendisiyim. Meslek hayatım boyunca birçok bilimsel toplantıya ve sempozyuma katıldım. Ancak itiraf etmeliyim ki, açılış oturumunda bu kadar yoğun bir katılımı ve bu kadar büyük bir ilgiyi çok az gördüm. Bu tablo, alanınıza ne kadar sahip çıktığınızı ve mesleğinize ne kadar değer verdiğinizi göstermektedir. Hepinize teşekkür ediyorum. Bugün burada bir araya gelmek yalnızca teknik bilgiyi paylaşmak anlamına gelmiyor. Sempozyumumuzun teması olan ‘Modern Çağda Çocuk Olmak’ konusu, teknik bilginin çok ötesinde bir anlam taşıyor. Dünyanın içinde bulunduğu koşullara baktığımızda, bir zamanlar elinde rengârenk balonlarla koşan çocukların bugün savaşların, yıkımların ve acıların ortasında yaşam mücadelesi verdiğini görüyoruz. Bu nedenle dayanışma, merhamet ve insanlık değerleri her zamankinden daha büyük önem taşıyor. Sizler sadece sağlık hizmeti sunan insanlar değilsiniz. Aynı zamanda çocukların hayatlarına dokunan, ailelerine umut veren, geleceği şekillendiren kişilersiniz. Bu nedenle üstlendiğiniz sorumluluk son derece değerli ve önemlidir. Yıllar boyunca Türkiz Hocam’ı gözlemleme fırsatı buldum. Odasına gelen herkese aynı saygıyla yaklaştığını gördüm. Köyden gelen bir vatandaşa da, şehirden gelen bir vatandaşa da aynı ilgi ve özeni gösterdi. İşte gerçek akademisyenlik ve gerçek hekimlik budur. Bu yönleriyle hocalarımız gençlerimiz için çok önemli birer rol modeldir. Yöneticilik yaptığınızda ‘zaman’ size ait olmaktan çıkar; günün 24 saati sorumluluk taşımaya devam edersiniz. Hekimlik de böyledir. Hekimlik sadece bir meslek değil, hayat boyu devam eden bir adanmışlıktır. Bu nedenle bugün burada gördüğüm tablo beni son derece mutlu etti. Meryem Hocamız hazırlık sürecinde yaklaşık 600 katılımcının geleceğini söylediğinde doğrusu bu kadar yoğun bir ilgi beklemiyordum. Ancak bugün görüyoruz ki, beklentilerin de üzerinde bir katılım gerçekleşmiş durumda. Bu başarıda emeği geçen Meryem Hocamıza ve tüm ekibine teşekkür ediyorum. Bu sempozyumun en önemli özelliklerinden biri de gençlerimizin burada bulunmasıdır. Onlar bugün yalnızca bilimsel bilgi edinmeye değil, aynı zamanda deneyimlerden, meslek büyüklerinden ve rol modellerinden ilham almaya geldiler. Bu açıdan toplantımızın çok değerli olduğunu düşünüyorum. Gençlerimiz için son bir söz söylemek istiyorum. Yakın zamanda okuduğum Sigrid Hunke’nin ’'Avrupa’nın Üzerine Doğan İslam Güneşi’' kitabında Endülüs medeniyetine ilişkin bir şiir var. Endülüs Devleti, Avrupa kıtasında yaklaşık 781 yıl varlığını sürdürmüştür. Kitabın son bölümlerinde yer alan bir şiirin özü şuydu: Büyük medeniyetler yalnızca kuruldukları için değil, sonraki nesiller onların değerlerini yaşatabildiği sürece ayakta kalırlar. Endülüs, 781 yıl boyunca bilimde, sanatta ve kültürde insanlığa büyük katkılar sundu. Ancak sonraki nesiller bu değerleri aynı kararlılıkla sürdüremeyince, yüz yıl geçmeden o büyük medeniyet tarihten silindi. Bugün geriye çok az eser kaldı. Şimdi bu salona baktığımda görüyorum ki bizler de zamanla görevlerimizi tamamlayacak, bu sahnelerden çekileceğiz. Yerimize sizler geleceksiniz. Ancak medeniyetimizin değerleri sizler tarafından geleceğe taşınmadığı sürece, en güçlü görünen yapılar bile zamanla yok olabilir. Siz kendinizi nasıl tanımlarsanız tanımlayın, bu toprakların evlatlarısınız. Bu ülkenin tarihini, kültürünü ve değerlerini geleceğe taşıyacak olan sizlersiniz. Dünyanın neresine giderseniz gidin, kimliğinizi, birikiminizi ve değerlerinizi koruduğunuz sürece güçlü olacaksınız. Bu duygu ve düşüncelerle sempozyumumuzun başarılı geçmesini diliyor; emeği geçen herkese tekrar teşekkür ediyor, sizleri saygı ve sevgiyle selamlıyorum.” diye konuştu.

Çocukların fiziksel ve ruhsal gelişimlerinin desteklenmesinin günümüz dünyasında her zamankinden daha büyük önem taşıdığını belirten Zarmed Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Shukurlaev Dilshod Dalerovich, “Bu sempozyuma katılmak benim için çok büyük bir onur. Çocuklar toplumların en değerli hazinesi ve geleceğin kalkınmasının temel unsurdur. Çocukların sağlığının korunması, kaliteli eğitim olanaklarına erişiminin sağlanması ve onların güvenli bir ortamda yaşamlarını sürdürebilmeleri, toplumların en önemli sorumluluklarından biridir. Günümüz dünyasında yaşanan zorluklar ve hızlı değişimler karşısında çocukların fiziksel ve ruhsal gelişimlerinin desteklenmesi, sürekli öğrenmeye uygun koşulların oluşturulması ve mevcut imkânların daha da geliştirilmesi büyük önem arz etmektedir. Özbekistan Cumhuriyeti’nde çocuk haklarının korunması, devlet politikasının öncelikli alanlarından biri olarak kabul edilmektedir. Son yıllarda ülkemizde çocukların sağlığını, eğitimini ve gelişimini desteklemek amacıyla kapsamlı çalışmalar yürütülmektedir. Okul öncesi ve okul eğitiminin kalitesinin artırılması, çocuk sporlarının desteklenmesi ve sosyal korumaya ihtiyaç duyan çocukların kapsamlı şekilde desteklenmesine yönelik önemli reformlar hayata geçirilmektedir. Yeni sağlık programları uygulanmakta, çocuklara yönelik ileri tıbbi hizmetler geliştirilmektedir. Uluslararası iş birlikleri çerçevesinde edinilen deneyimler incelenmekte ve başarılı uygulamalar hayata geçirilmektedir. Bunun yanı sıra çocukların sağlıklı beslenmeleri, psikolojik iyilik hâllerinin korunması ve güvenli dijital ortamlarda gelişim göstermeleri konularına da özel önem verilmektedir. Bugünkü sempozyum kapsamında gerçekleştirilen bilimsel görüş alışverişlerinin ve deneyim paylaşımlarının, çocuk sağlığı ve çocukların gelişimine yönelik çalışmalarınızı daha da güçlendireceğine ve uluslararası iş birliğimizin gelişmesine katkı sağlayacağına yürekten inanıyorum. İlginiz ve katılımınız için teşekkür ederim.” dedi.

Rektörümüz Prof. Dr. Ersan Aslan, Özbekistan Zarmed Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Shukurlaev Dilshod Dalerovich’e teşekkür ederek Kırıkkale ve yöresinin müzik aletlerinin temsil edildiği ahşap maket hediye etti.

Sempozyuma katılmaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade eden Rektör Prof. Dr. Shukurlaev Dilshod Dalerovich, Rektörümüz Prof. Dr. Ersan Aslan’a Özbekistan'ın tarihi Semerkant şehrindeki Registan Meydanı'nı tasvir eden deri işleme tablo hediye etti.

Kırıkkale Üniversitesinin akademik ve fiziki altyapısıyla önemli bir başarı hikâyesi ortaya koyduğunu ifade eden Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Hematoloji-Onkoloji Bilim Dalı emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Türkiz Gürsel, “Öncelikle nazik davetiniz için teşekkür ediyorum. Aslında burada bu konuşmayı yapmaya ne kadar hakkım var bilmiyorum; ancak duygu ve düşüncelerimi sizlerle paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Türkiye’nin sağlık alanında bugün ulaştığı noktada üniversitelerimizin ve burada yetişen hekimlerin çok büyük katkısı bulunmaktadır. Bu vesileyle başta Ersan Bey olmak üzere, üniversitenizin gelişimine katkı sağlayan tüm öğretim üyelerine ve idari personeline teşekkür ediyorum. Emeklilik sonrasında bir süre akademik çalışmalara ve arkadaşlarımın bilimsel çalışmalarına destek olmaya devam ettim. Daha sonra biraz dinlenmek istediğimi düşünerek faaliyetlerimi azalttım. Ancak zamanla tekrar akademik hayata döndüm. Bu nedenle emekli olmayı düşünen arkadaşlarıma her zaman şunu söylüyorum: Ayakta olduğunuz, üretebildiğiniz sürece yazmaya, çizmeye ve bilimsel çalışmalarınıza devam edin. Bugün burada gördüğüm akademik atmosferden gerçekten çok etkilendim. Özellikle bu sempozyumun başlatılması ve sürdürülebilir hâle getirilmesi son derece kıymetlidir. Bilim, bir nehir gibi sürekli akmalı ve gelişmelidir. Bu tür toplantılar da, o akışın en önemli kaynaklarından biridir. Sözlerimi fazla uzatmadan hepinizi tekrar tebrik ediyor, bu toplantının başarılı geçmesini diliyor ve bundan sonraki yıllarda daha da gelişerek devam edeceğine yürekten inanıyorum.” diye konuştu.

Sempozyuma katılımları ve verdiği değerli bilgiler dolayısıyla Prof. Dr. Türkiz Gürsel’e teşekkür eden Rektörümüz Prof. Dr. Ersan Aslan, Prof. Dr. Gürsel’e günün anısına ebru tablo hediye etti.

Çocukların fiziksel, zihinsel ve ruhsal gelişimlerinin toplumun ortak sorumluluğu olduğunu belirten ve dijital teknolojilerin çocukların yaşamındaki etkilerinin bilinçli şekilde yönetilmesi gerektiğini ifade eden İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar, “Ülkemizin tam kalbinde yer alan, köklü tarihi ve kültürel mirasıyla önemli bir şehir olan Kırıkkale’de, akademik hayatımızın neredeyse tamamını adadığımız çocuk sağlığı ve hastalıkları alanında düzenlenen bu kongrede sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Kongremizin başarılı ve verimli geçmesini diliyorum. Çocuk sağlığı alanındaki meslek hayatımız, 1981 yılında başlayan bir yolculukla 40 yılı aşmış durumda. Bu süreçte modern hayatın çocuklar üzerindeki etkilerini, değişen yaşam koşullarını, karşılaştığımız yeni sorunları ve çözüm yollarını yakından gözlemleme fırsatı bulduk. Türkiye’de yaklaşık 86 milyonluk nüfusun 21 milyondan fazlasını çocuklar oluşturmaktadır. Ancak doğurganlık oranlarının düşmesi, aile yapısındaki değişimler ve dijitalleşmenin etkileri, gelecekte çocuk nüfusunun yapısını önemli ölçüde değiştirecektir. Bu nedenle çocuk sağlığını konuşurken yalnızca hastalıkları değil; aileyi, eğitimi, kültürü, teknolojiyi ve toplumsal dönüşümü de birlikte ele almak zorundayız. Çocuklarımızın fiziksel, zihinsel ve ruhsal olarak sağlıklı bireyler olarak yetişmeleri, hepimizin ortak sorumluluğudur. Bugün geldiğimiz noktada, çocukların dijital içeriklerle karşılaşma yaşı giderek düşmektedir. Bu nedenle medya okuryazarlığı eğitiminin öncelikle aile içerisinde başlaması gerekmektedir. Ardından okul ortamında sistemli biçimde sürdürülmelidir. Bunun temelinde ise, sağlıklı iletişim yer almaktadır. Karşılıklı konuşmak, birlikte vakit geçirmek ve çocukların duygu dünyalarına temas edebilmek, her zamankinden daha büyük önem taşımaktadır. Bu iletişimin en güzel örneklerinden biri, ailece yenilen yemeklerdir. Ancak günümüzde yoğun çalışma hayatı, okul programları ve dijital alışkanlıklar nedeniyle aile bireylerinin bir araya geldiği zamanlar giderek azalmaktadır. Karşılıklı iletişimin azalması, ekran karşısında geçirilen sürenin daha da artmasına neden olmaktadır. Dijital teknolojiler hayatımızın ayrılmaz bir parçasıdır. Önemli olan onları bilinçli kullanabilmektir. Çocuklara verilecek en önemli mesajlardan biri, zaman yönetimi ve denge kavramıdır. Ancak burada ebeveynlerin rol model olması büyük önem taşımaktadır. Çocuklara yapılmaması söylenen davranışların yetişkinler tarafından sürekli sergilenmesi, verilen mesajların etkisini azaltmaktadır. Modern dünya çocuklardan çok şey beklemektedir. İyi eğitim almalarını, yüksek başarı göstermelerini, değişime hızla uyum sağlamalarını, dijital teknolojileri etkin kullanmalarını istemektedir. Bunun yanında yabancı dil öğrenmeleri, spor yapmaları, sanatla ilgilenmeleri, kodlama bilmeleri, sosyal sorumluluk projelerine katılmaları ve çevresel sorunlara duyarlı olmaları beklenmektedir. Çocuklar öncelikle güvenlik isterler. Şiddetten, zorbalıktan ve belirsizliklerden uzak bir yaşam talep ederler. Sevgi görmek, bağ kurmak, ait hissetmek ve hayatlarına anlam katabilmek isterler. Kendilerini özgürce ifade edebilmeyi, fikirlerinin dinlenmesini ve değer verilmesini beklerler. Ayrıca, adalet duygusu çocuklar için son derece önemlidir. Aile içinde ve toplumda eşit ve hakkaniyetli davranılmasını isterler. Geleceklerine güvenle bakabilmek, emeklerinin karşılığını alabileceklerine inanmak isterler. Bu nedenle ailelerimize ve eğitimcilere çok önemli görevler düşmektedir. Dijital dünyanın kaçınılmaz olduğu gerçeğini kabul ederken, çocuklarımızı bu dünyanın risklerinden koruyacak mekanizmaları da geliştirmek zorundayız.” dedi.

Konuşma sonrasında Mühimmmat ve Garnizon Komutanı Tuğg. Mehmet Ali Durmuş ile Rektörümüz Prof. Dr. Ersan Aslan, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar’a teşekkür ederek Kırıkkale ve yöresinin müzik aletlerinin temsil edildiği ahşap maket hediye etti. 

Daha sonra Rektörümüz Prof. Dr. Ersan Aslan; Mühimmmat ve Garnizon Komutanı Tuğg. Mehmet Ali Durmuş ve İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar ile birlikte, Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Meryem Albayrak’a ebru tablo hediye etti.

Açılış konuşmaları sonrasında sempozyumun ilk oturumu Tıp Fakültemiz öğretim üyesi Prof. Dr. Serdar Alan ve Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ayşegül Neşe Çıtak Kurt moderatörlüğünde yapıldı.

Oturumda Tıp Fakültemiz öğretim üyeleri Prof. Dr. Didem Aliefendioğlu ve Prof. Dr. Nesrin Şenbil ile Atılım Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Pınar Altıaylık Özer,  “Dijital Dünyada Büyüyen Çocuk”, “Çocuk Beyni Modern Dünyaya Nasıl Uyum Sağlayacak?” ve “Çocuklarda Dijital Göz Yorgunluğu Sendromu Nedir ve Nasıl Yönetilmelidir?” konulu sunumlarını yaptılar.

Büyük bir ilgiyle takip edilen sunumlar sonrasında konuşmacılar, dinleyicilerin sorularını cevapladı.

Oturuma verilen arada Rektörümüz Prof. Dr. Ersan Aslan; Mühimmmat ve Garnizon Komutanı Tuğg. Mehmet Ali Durmuş, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar ve Özbekistan Zarmed Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Shukurlaev Dilshod Dalerovich ile birlikte Güzel Sanatlar Fakültemiz tarafından hazırlanan, Kırıkkale ve Üniversitemizden fotoğrafların yer aldığı fotoğraf sergisi ile Savaşların Gölgesinde Dünya Çocukları Fotoğraf Sergisi’ni gezdi. Konuklarımız, ayrıca, ebru atölyesinde kendi ebru çalışmalarını da yaptılar. 

Rektörümüz Prof. Dr. Ersan Aslan, sempozyuma katılan öğrencilerimizle ve konuklarımızla fotoğraf çektirdi. 

Ülkemizin farklı üniversitelerinden çok sayıda akademisyeni bir araya getiren sempozyum, atölye çalışmaları ve oturumların ardından değerlendirme toplantısı ile devam etti.

Sempozyum, Çeşnigir Köprüsü gezisi ile sona erdi.