Üniversitemizde Spor Bilimleri Fakültesi 2025-2026 Akademik Yılı Mezuniyet Töreni Coşkuyla Gerçekleştirildi
Üniversitemizde
Spor Bilimleri Fakültesi 2025-2026 Akademik Yılı Mezuniyet Töreni, Rektör
Yardımcımız Prof. Dr. Erol Yılmaz, Spor Bilimleri Fakültemiz Dekanı Prof. Dr.
Sibel Arslan, Spor Bilimleri Fakültemiz Dekan Yardımcıları Prof. Dr. Pelin
Aksen ve Dr. Öğr. Üyesi Rüstem Orhan, akademik personelimiz, öğrencilerimiz ve
ailelerinin yoğun katılımıyla Faik Cengiz Uysal Konferans Salonu'nda büyük bir
coşkuyla gerçekleştirildi.





Saygı
duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan program, Üniversitemizi FISU
Dünya Dövüş Sporları Şampiyonası'nda temsil eden öğrencimiz Çetin Çiloğlu'nun
sergilediği Tao gösterisiyle devam etti. Büyük beğeni toplayan gösteri,
salondaki katılımcılardan alkış aldı.
Mezuniyet
programının açılış konuşmasında Spor Bilimleri Fakültemiz birincisi öğrencimiz
Ahmet Salim Yiğit, mezun öğrenciler adına yaptığı konuşmada, fakülte birincisi
olarak mezun olmanın gururunu ve mutluluğunu yaşadığını ifade ederek, "Bu
başarı; ailemin desteğinin, hocalarımın emeğinin ve sporun bana kazandırdığı
disiplin, sabır ve mücadele ruhunun bir yansımasıdır. Üniversite hayatım
boyunca akademik başarımın yanında Üniversitemizi spor alanında da en iyi
şekilde temsil etmeye çalıştım. Üniversiteler Arası Güreş Türkiye Şampiyonu
olmanın gururunu yaşadım. Fakülte birinciliğinin, spor hayatı ile akademik
yaşamın birlikte başarıyla yürütülebileceğinin güzel bir örnek olmasını
diliyorum." ifadelerine yer verdi. Konuşmasının sonunda Spor Bilimleri Fakültemiz
yöneticilerine, akademik personelimize, ailesine ve emeği geçen herkese
teşekkür eden Yiğit, mezun arkadaşlarına başarılarla dolu bir gelecek
temennisinde bulundu.
Törende
duygu dolu bir konuşma gerçekleştiren özel öğrencimiz Burak Duymaz'ın babası
Atilla Duymaz, evladının mezuniyet sevincini katılımcılarla paylaşarak,
üniversite yönetimine ve akademisyenlere teşekkür etti. Duymaz, "Bugün bir
veli olarak burada bulunmaktan büyük bir gurur duyuyoruz. Bu anlamlı günde
bizleri yalnız bırakmadığınız için hepinize teşekkür ediyorum. Evladımızın
aldığı bu diploma sadece akademik bir başarı değil; hep birlikte verilen
emeklerin, sabrın, azmin ve vazgeçmemenin bir sonucudur. Özel gereksinimli
bireylere fırsat verildiğinde neleri başarabileceklerinin en güzel örneğini
bugün hep birlikte görüyoruz. Evladımıza bilgiyle birlikte umut da aşılayan,
onu olduğu gibi kabul ederek her zaman destekleyen tüm hocalarımıza, üniversite
yönetimimize ve emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyorum." dedi.




Mezuniyet
töreninde gerçekleştirilen konuşmada, mezuniyetin yalnızca diploma alınan bir gün olmadığını; ailelerin fedakârlıklarının, akademisyenlerin özverili çalışmalarının ve öğrencilerin dört yıllık emeklerinin taçlandığı anlamlı bir gurur günü olduğunu vurgulayan Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Erol Yılmaz, ‘’Aziz
vatanımızın dört bir köşesinden gelerek mezuniyet törenimizi ve Üniversitemizi teşrif eden, bizleri onurlandıran kıymetli ailelerimiz; değerli anneler ve babalar, Üniversitemizin çok kıymetli akademik ve idari personeli, sevgili
öğrencilerimiz ve bugünün en önemli kahramanları olan kıymetli mezunlarımız;
hepinizi sevgi, saygı ve muhabbetle selamlıyorum. Bugün adına mezuniyet töreni
dediğimiz bu anlamlı buluşma, aslında yalnızca bir diploma töreni değildir.
Bugün, öncelikle ailelerimizin yıllarca verdiği emeğin, fedakârlığın ve sabrın
karşılığını gururla gördüğü gündür. Aynı zamanda hocalarımızın büyük özveriyle
yürüttüğü eğitim yolculuğunun meyvelerini topladığı özel bir gündür. Dört yıl
önce gözünüz gibi sakındığınız, en kıymetli emanetleriniz olan çocuklarınızı bizlere teslim ettiniz. Bizler de üniversite yönetimi olarak ve en önemlisi
burada bulunan kıymetli akademisyenlerimizin fedakârlıkları sayesinde, bu
gençlerimizi bilgiyle, donanımla, mesleki yeterlilikle ve özgüvenle
yetiştirerek bugün sizlere teslim ediyoruz. Onlar artık sadece birer mezun
değil; meslek sahibi, sorumluluk sahibi ve ülkesine hizmet etmeye hazır birer
profesyoneldir. Bu vesileyle siz değerli ailelerimize ne kadar teşekkür etsek
azdır. Çünkü ne yazık ki günümüzde aile kurmanın zorlaştığı, evliliklerin
azaldığı, boşanmaların arttığı ve çocuk sahibi olmanın dahi sorgulandığı bir
dönemden geçiyoruz. Sizler ise büyük emeklerle yetiştirdiğiniz bu pırıl pırıl
gençleri ülkemizin geleceği için yetiştirdiniz ve bizlere emanet ettiniz. Bunun
için sizlere şükranlarımı sunuyorum. Elbette bu başarı yalnızca ailelerin
değil, üniversitemizin bütün çalışanlarının ortak emeğidir. Akademik
personelimizden idari personelimize, fakülte sekreterlerimizden güvenlik
görevlilerimize, hizmetli personelimize kadar herkes bu gençlerin huzurlu ve
güvenli bir ortamda eğitimlerini tamamlaması için büyük gayret gösterdi. Hatta
dün pazar günü olmasına rağmen bu törenin daha güzel olması için
arkadaşlarımızla birlikte çalışmaya devam ettik. Günlerdir büyük bir emek
verildi. Bu organizasyonda katkısı bulunan herkese gönülden teşekkür ediyorum. Spor
Bilimleri Fakültemizin mezunları ise bizlere ayrı bir gurur yaşattılar.
Üniversitemizi yalnızca derslerde değil, ulusal ve uluslararası spor
organizasyonlarında da başarıyla temsil ettiler. Aldıkları şampiyonluklar,
dereceler ve kazandıkları madalyalarla hem üniversitemizin hem de ülkemizin
adını gururla duyurdular. Özellikle uluslararası başarılarıyla bizleri
gururlandıran sporcularımızı yürekten kutluyorum. Hepsinin ismini tek tek
saymak mümkün değil. Ancak Pelinsu ve Derya başta olmak üzere ülkemizin
bayrağını uluslararası arenada dalgalandıran tüm öğrencilerimizi gönülden
alkışlıyorum. İnanıyorum ki bu başarılar bundan sonra da artarak devam
edecektir. Sevgili öğrencilerimiz... Bugünden sonra artık gerçek hayat
başlıyor. Hocalarınızın sizlere "meslektaşlarım" diye hitap etmesi
boşuna değildir. Çünkü artık sizler bu ülkenin geleceğinde söz sahibi olacak
bireylersiniz. İstiklal Marşı okunurken dalgalanan bayrağımıza her baktığımda
aklıma hep aynı soru gelir: "Bu bayrak daha yüksekte nasıl
dalgalanacak?" Bunun cevabı sizlersiniz. Sizler spor alanında, sağlıkta,
eğitimde, bilimde ve hayatın her alanında göstereceğiniz başarılarla ay
yıldızlı bayrağımızı uluslararası arenada daha yukarılara taşıyacaksınız. Coğrafyamız
kolay bir coğrafya değildir. Tarih boyunca olduğu gibi bugün de ülkemizi
zayıflatmak isteyenler vardır. Böyle bir coğrafyada güçlü olmanın yolu;
çalışmaktan, üretmekten, bilimden ve birlik olmaktan geçmektedir. Sizler de
bundan sonra bu büyük mücadelenin önemli bir parçası olacaksınız.’ dedi.
"Biz
Yorulduğumuzda Çanakkale'yi Hatırlıyoruz"
Konuşmasının devamında çalışma azmi ve fedakârlığın önemine değinen Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Erol Yılmaz, ‘’Bizler üniversite yönetimi olarak da hocalarımızla birlikte zaman mefhumu gözetmeden çalışıyoruz. Yoruluyor muyuz? Elbette yoruluyoruz. Şahsen bazen iki üç saat uyuyor, bazen sabaha kadar çalışıyorum. Ancak ne zaman yorulsam aklıma Çanakkale gelir. Çanakkale'de henüz on beş, on altı yaşında vatan uğruna canını feda eden gençleri düşündüğümde kendi yorgunluğumdan utanıyorum. Bugün bizlerin bu salonda huzur içinde bulunabilmesi, sizlerin mezuniyet sevincini yaşayabilmesi için onlar canlarını verdiler. Onlar sadece alkışı değil, her zaman dualarımızı da hak ediyorlar. Aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Sevgili gençler... Hayatınız boyunca zaman zaman "Başaramazsın.", "İleri gidemezsin." diyen insanlarla karşılaşacaksınız. Ben de bunları duydum. Okuma-yazma bilmeyen ev hanımı bir anne ile okuma-yazma bilmeyen belediye işçisi bir babanın çocuğu olarak büyüdüm. Altı yaşından itibaren çalışarak eğitim hayatımı sürdürdüm. Bana da "Bozkırın çocuğu ileri gidemez." dediler. Ama bugün sizlerin karşısında profesör ve rektör yardımcısı olarak bulunuyorsam, bunu bu büyük devlete borçluyum. Bu devlet fırsat verdiğinde, bu millet inandığında; en mütevazı evlerden de bilim insanları, yöneticiler ve başarılı insanlar yetişir. İşte Cumhuriyet'in en büyük gücü de budur. Sevgili mezunlarımız bu güzel ülkeyi daha ileriye taşımak artık sizlerin omuzlarındadır. Bizler alın terimizi, gerektiğinde canımızı bu vatan için vermeyi şeref biliriz. Sizlerden de aynı bilinçle çalışmanızı, üretmenizi ve ülkemizi her alanda en iyi şekilde temsil etmenizi bekliyoruz. Sözlerime son verirken, bugün burada bizlerle birlikte olan değerli ailelerimize bir kez daha teşekkür ediyorum. Çocuklarınızla ne kadar gurur duysanız az kalır, eksik kalır. Sevgili mezunlarımız yolunuz ve bahtınız açık olsun. Başarılarınız daim olsun. Üniversitemizin kapısı sizlere her zaman açıktır. Allah yâr ve yardımcınız olsun. Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.‘’ dedi.





Törende
ayrıca özel öğrencimiz Burak Duymaz da ailesiyle birlikte mezuniyet belgesini
Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Erol Yılmaz'ın elinden alarak mezuniyet sevincini
yaşadı. Duygusal anların yaşandığı törende Burak Duymaz'ın mezuniyeti,
salondaki katılımcılar tarafından uzun süre alkışlandı.


Programın
devamında Antrenörlük Eğitimi, Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği, Rekreasyon
ile Spor Yöneticiliği bölümlerimizin mezuniyet seremonileri gerçekleştirildi.
Her bölüm için hazırlanan mezuniyet slaytlarının gösteriminin ardından bölüm
başkanlarımız mezun öğrencilerimize hitap etti. Bölümlerinde dereceye giren
öğrenciler başarı belgeleriyle ödüllendirilirken, tüm mezunlarımız öğretim
elemanlarımızın tebriklerini kabul ederek mezuniyet belgelerini bölüm
başkanlarımızın elinden aldı.









Tören
boyunca öğrencilerimiz, öğretim elemanlarımız ve aileleri bu gurur dolu anları
hatıra fotoğraflarıyla ölümsüzleştirdi.
Programın
sonunda mezunlarımız, Faik Cengiz Uysal Konferans Salonu önündeki alanda
gerçekleştirilen geleneksel kep atma töreninde büyük bir heyecan yaşadı. Keplerini
gökyüzüne fırlatarak üniversite yaşamlarını unutulmaz bir anıyla taçlandırdı.