İslami İlimler Fakültemiz Mezunlarını Uğurladı
İslami İlimler Fakültemiz, 2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı mezunları için mezuniyet töreni düzenledi.
Faik Cengiz Uysal Konferans Salonu’nda yapılan törene Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Erol Yılmaz, İslami İlimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mevlüt Erten, İslami İlimler Fakültesi Dekan Yardımcıları Prof. Dr. Güldane Gündüzöz ve Doç. Dr. Fatıma Zeynep Belen, akademik ve idari personelimiz, öğrencilerimiz ve aileleri katıldı.
.jpg)
.jpg)
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan tören İslami İlimler Fakültemiz öğrencilerinden ve aynı zamanda Ankara Hacı Bayram-ı Veli Camii Baş İmam-Hatibi Ahmet Karalı’nın Kur’an-ı Kerim tilaveti ile devam etti.
.jpg)
.jpg)
.jpg)
Törende mezunlarımıza ve ailelerine hitap eden Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Erol Yılmaz, “Aziz Vatanımızın dört bir köşesinden gelerek Üniversitemizi teşrif eden, bizleri onurlandıran kıymetli veliler, anneler, babalar, kardeşler, Kırıkkale Üniversitesi ailesinin çok kıymetli akademik ve idari personeli, hocalarımız, takım arkadaşlarımız ve bugünün kahramanları sevgili mezunlarımız; hepinizi şahsım, Kırıkkale Üniversitesi ailesi ve kıymetli Rektörümüz Prof. Dr. Sayın Ersan Aslan adına, saygıyla ve sevgiyle selamlıyorum. Başlarken de en başta sözlerin en güzeliyle başlayıp, gönüllerimizi genişleten, gönüllerimizi ferahlatan Ahmet Karalı Hocamıza teşekkür ederim. Tilavet biraz olsun ruhumuzu dinlendirdi ama sözler, anlamak isteyen için kuşkusuz çok ağır. Kıymetli veliler, kıymetli anneler babalar, bilhassa anneler… Bir toplumu ayakta tutan, bin kere düşse bin bir kere kaldıran annelerdir. Dört sene önce, inanarak güvenerek bu yavrularımızı bizlere emanet ettiniz. Biz de bu dört sene içerisinde çocuklarınızın genel eğitim-öğretimleriyle ilgilenmenin ötesine geçerek, çok farklı faaliyetlerle onların donanımlarını en yüksek seviyeye çıkarmanın gayreti içerisinde olduk. Ön tarafta oturan hocalarımız ve idarecilerimiz, zaman zaman sizlerin haberi olmadan, sizlere hiç yansıtmadan, hangi öğrencimizin ne sıkıntısı varsa hemen çözdüler. Üniversitemiz adına rahatlıkla söyleyebilirim ki yeri geldiğinde onlara anne, baba, abla, abi olan hocalarımız bu durumlarda asla zaman mefhumunu dikkate almadılar. Öğretim elemanı olmanın sadece ders vermenin çok ötesinde bir sorumluluk olduğunu iyi bilen kıymetli hocalarımızın, dekan ve dekan yardımcılığı gibi idari görevlerinin yanında araştırma ve uygulama merkezlerinde, öğrenci topluluklarında görevleri var; ayrıca, şehrimizle yürütülen iş birliği faaliyetlerinde görev alıyorlar. Örneğin, Dekan Yardımcımız Doç. Dr. Fatıma Zeynep Belen Hocamız, bir yandan profesörlüğüne hazırlanırken aynı zamanda Koordinatör sıfatıyla Üniversitemizin Engelsiz Yaşam Birimini yönetiyor. Bütün özel gereksinimli öğrencilerimiz başları sıkıştığında Fatıma Zeynep Hoca'yı buluyor. Dolayısıyla biz de burada Üniversite yönetiminden ziyade bu hocalarımız aracılığıyla dört yılda sadece bir diploma vermenin çok ötesine geçtiğimizi düşünüyoruz. İnşallah mezunlarımız da sahaya çıktıklarında bunları birebir yansıtacaklar. Bu vesileyle, Üniversite üst yönetimi adına hocalarımıza içtenlikle teşekkür ediyorum.” dedi.
.jpg)
Öğrencilerimizin, İslami İlimler Fakültesi mezunları olarak önemli sorumlulukları olduğunu hatırlatan Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Erol Yılmaz, “Değerli mezunlarımız, sektör veya meslek alanı fark etmeksizin bir işin gerçekleştirilmesi bağlamında bir adım ileriyle gidebilmek için, yapılması gereken her görev ve onu gerçekleştirecek olan personel çok kıymetlidir. Şu ses düzenini sağlayan sevgili Anıl, harika tilavetiyle gönüllerimizi genişleten Ahmet Karalı Hoca ve bizim güvenliğimiz için kapıda bekleyen güvenlik görevlisi, hepsi bu sistemin kıymetlisidir. Ama bazı meslekler var ki diğer bütün mesleklerin, bütün pozisyonların önüne geçer. Bu anlamda, üstünlük açısından olmamakla birlikte bütün meslekler içinde iki mesleğin ayrı bir konumda olduğunu düşünüyorum: öğretmenlik ve din görevliliği. Birincisi, bütün alanlarda bizleri dünyaya hazırlıyor; ikincisi ise, bazıları öğretmenlik yaparak dünyaya hazırlamakla birlikte temel konuları itibariyle ukbaya hazırlıyor. Yani gerçekleştirdikleri çok değerli çalışmalarla bireyleri sonlu ve sonsuz geleceklerine hazırlıyorlar. Bu herhangi bir görev değil. Örneğin İslami İlimler Fakültesi mezunu olmayan ve bu çerçevede görev yapmayan herhangi bir meslek erbabı hata yaparsa ‘Herkes yapıyor’ der geçilir, ama fakülte birincimiz sevgili Melek’in söylediği gibi sizin üstünüzde minnacık mürekkep lekesi bile koskoca bir leke gibi görünür. Üstelik bire beş katılarak anlatılır. Büyükleriniz yaşamıştır. Burada aynı görevi yapmış misafirlerimiz de vardır muhakkak. Dolayısıyla, attığınız her adıma dikkat edeceksiniz. Bazılarınız sahada görev yapacaksınız, kimileriniz ise akademisyen olarak bu sıralara bizlerin yanına geleceksiniz. Fakat ‘İslami İlimler Fakültesi Mezunu’, ‘din görevlisi’, ‘imam’ vs. mesleki kimliğiniz hep üstünüzde bulunacak. Dünyanın bambaşka bir süreçten geçtiği, anlaşılması çok zor karmakarışık bir dönemde görev yapacaksınız. Bir tarafta, 7 Ekim 2023'te başlayan bir soykırım var. Kardeşlerimiz, 7 Ekim 2023'ten beri sözde anlaşmalara, sözde mutabakatlara rağmen katlediliyorlar. Tek sebebi ne? Müslüman olmaları. Başka hiçbir sebebi yok. Diğer tarafta ise, büyük bir hızla ardı ardına teknolojik gelişmeler yaşanıyor. Teknoloji bizim hayatımızı kolaylaştırdığı sürece baş tacımızdır. Her dönem yenilikler gelecektir. ‘İki günü bir olan aldanmıştır’ hadis-i şerifinden hareketle, biz de gelişeceğiz. Bu gelişmeler bizim hayatımızı kolaylaştıracak ve fakat eğer biz ona köle oluyorsak; yani annemizle, babamızla, çocuğumuzla, kardeşimizle, öğrencimizle, öğretmenimizle ilgilenmekten daha çok elimizdeki aletlere zaman ayırıyor ve adeta onlara köle oluyorsak, orada bir problem var demektir. Bakınız, ‘aile kurumu’ bizim için çok kutsal bir kurum ve nesillerin devamı için çok çok değerli. Ama hepimiz biliyoruz ki, evlenme oranları hızla düşerken boşanmalar da daha büyük bir hızla artıyor. Peki, boşanan insanların hepsi böyle dinden uzak; Allah, Peygamber (s.a.v.) bilmez kişiler mi? Ne münasebet? Toplumun her kesiminden, beş vaktine beş daha katan, teheccüd ehli olduğu halde o olumsuz kervana katılanlar var maalesef. Niye? Öyle bir süreçten geçiyoruz ki, nefsimiz her birimizin içindeki şeytan olarak adeta bizi yoldan çevirmek için en küçük bir gaflet demini, en küçük bir an’ı boş geçmiyor. Peygamber Efendimizin (s.a.v.) Veda Hutbesi’nde işaret ettiği kutlu rehberimiz Kur’an-ı Kerîm’e sarılmayı unuttuk. O kadar dünyevileştik ki, örneğin evlilikle ilgili olarak Efendimizin (s.a.v.) ‘Evlenme çağı geldiğinde, gençleri kolay bir şekilde evlendirin’ şeklindeki o çok kıymetli öğüdünü kelimenin tam anlamıyla unutmuş gibi davranıyoruz. Evlilik adayı gençlerimiz burada. Soralım ve düşünelim; ‘gençler neden evlenmiyor, evlenmekten uzak duruyor?’ Evlilik aşamasına gelindiğinde ne yapılıyor, ne yapıyoruz? ‘Her şeyimiz eksiksiz olsun’ denildiğinde, inanılmaz bir maddi fatura çıkıyor karşılarına. Biz Müslümanız, bir farkımızın olması lazım diğer insanlardan. Müslümanların, bütün alanlarda ve konularda dünyaya söyleyeceği çok kıymetli sözler olduğu halde, yokmuş gibi söylemediğimiz veya söyleyemediğimiz için bugün dünya bu halde. Eğitimde, sağlıkta, sporda, sanatta, teknolojide ve daha birçok alanda Müslümanlar dünyaya alternatif bir söz söyleyemediği, model öneremediği için bugün bizler ev alacağımız zaman aklımıza hemen faizli kredi geliyor. Araba almazsak sanki 6666 ayetten birini inkâr ediyormuşuz gibi -hâşâ- araba almanın derdine düşüyoruz. Sevgili gençler; yarın sizler de anne-baba olup çocuğunuzun evlilik aşamasına geldiğinizde ‘ev, araba olmazsa dünyanın sonu değil’ diyebilmelisiniz. Eğer biz Müslümanlar dünyaya alternatif sözler söyleyemez, alternatif modeller öneremezsek iki cihanda bunun sıkıntısını çekeriz. Dolayısıyla mesleğiniz itibariyle sizin sorumluluğunuz biraz daha fazla. Çünkü sahnedesiniz ve görünüyorsunuz. Çünkü bir kimliğe sahipsiniz. Bu hocaların ve bu güzel annelerin-babaların tedrisinden geçmiş gençler olarak sizlerin hem Üniversitemizi hem onun da üstünde inancımızı, aziz vatanımızın ve dünyanın neresinde olursanız olun en güzel şekilde temsil edeceğinizden zerre kadar şüphe duymuyorum. Allah yâr ve yardımcınız olsun. Yolunuz ve bahtınız açık olsun.” şeklinde konuştu.
.jpg)
Öğrencilerimize tavsiyelerde bulunan İslami İlimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mevlüt Erten, “Değerli öğrencilerim, biz size her şeyi öğretmedik. Zaten bu mümkün de değil. Biz sizlere sadece düşünmeyi öğrettik, nasıl düşüneceğinizi değil. İşte başarı da burada gizlidir diye düşünüyorum. Kur’an evren üzerinde ve kendi ayetleri üzerinde düşünmeye sık sık vurgu yapar. Bu bağlamda kıymetli öğrencilerim! Hayatınızda Kur’an ve sünneti rehber edinerek aklınızı ve iradenizi doğru kullandığınız sürece yanlış yollara gitmeyeceğinize inancım tamdır. Kıymetli öğrencilerim, talebeliğiniz mezun olmakla bitmedi. Zira talebe; talep eden, isteyen demektir. Bu, hayat boyu devam edecek olan bir eylemdir. Şunu bilin ki, talebeliği, talep etmeyi bıraktığınızda bittiğiniz andır. Nitekim Allah Teala Hz. Peygamberimize (sav) hitaben ‘Feizâ ferağte fensab: Öyleyse, bir zorluğu aştığında rehavete kapılma; azimle başka bir işe koyul’ buyurur. Hz. Peygamberimiz de (sav) bu bağlamda ‘İki günü müsavi olan bizden değildir’ buyurmuşlardır. Hayatınızda hangi görevi alırsanız alın, sahada olun ve insanımızla hemhal olun. Bilgi ve birikiminizi onlara aktarın, onlarla paylaşın. İşte asıl başarı budur. Kıymetli öğrencilerim, mezun olup gidiyorsunuz. İnsan unutkan bir varlıktır. Bu bağlamda çağımızın en önemli Faslı düşünürlerinden Taha Abdurrahman şunları söyler: ‘İnsanı tarif etmek bana bırakılsaydı ben onu unuttuğunu unutan varlık şeklinde tanımlardım.’ Ancak biz sizinle irtibatı hiç kesmeyeceğiz, sizi unutmayacağız. Bu bağlamda Üniversitemiz mezun takip sistemi var. Oraya bilgilerinizi girip bizimle irtibat kanallarınızı açık bırakınız. Biz mezun öğrencilerimizle programlar yapıp onlarla buluşmalar gerçekleştiriyoruz. Çeşitli görevler almış; moral subaylığı, subay, astsubay, öğretmen, din görevlisi vs. mezunlarımız çok sayıda bulunmaktadır. Değerli öğrencilerim, her başlangıcın bir sonu vardır. Başlangıçlar insanı sevindirir sonlar ise üzer. Şu an sizlerden ayrılmanın üzüntüsünü yaşıyoruz. Ancak şunu unutmayınız: Size desteğimiz hayatın her merhalesinde devam edecektir. Hayatınızda başarılar ve mutluluklar diliyorum. Hepinizi Allah’a emanet ediyorum.” dedi.
.jpg)
Mezun öğrencilerimiz adına konuşma yapan 2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı İslami İlimler Fakültemiz birincisi ve Üniversitemiz ikincisi olan Melek Yoleri, “Öncelikle bu özel günümüzde heyecanımıza ortak olduğunuz, sevincimizi paylaştığınız için hepinize teşekkür ediyorum. Bugün karşınızda sadece İslami İlimler Fakültesi birincisi olarak değil, aynı zamanda Kırıkkale Üniversitesi ikincisi olarak durmanın da gururunu yaşıyorum. Bu tatlı bir heyecan ve tarif edilemez bir mutluluk. Bugün bu kürsüde fakülte birincisi olarak durabiliyorsam, bu başarı sadece bana ait değildir. Bu gurur; bize daima kapılarını açan hocalarımızın, varlıklarıyla bana güç veren; en zor anlarımda yanımda olan ailemin ve okul hayatımı güzelleştiren sevgili yol arkadaşlarımın da başarısıdır. Üzerimde emeği olan herkese kalpten teşekkürlerimi iletiyorum. Aslında bu mezuniyet bizim için bir son değil, Aksine yeni hayatımızın başlangıcıdır. Önümüzde uzun, sorumluluğu büyük bir yol var. Bizler bu yola çıkarken Hz. Peygamberimizin (sav) müjdelediği ‘İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır’ düsturunu kendimize rehber ediniyoruz. Bu bilinçle yeryüzüne dağılacak ve bu görevi daima hakkıyla yerine getirmeye gayret edeceğiz. Önümüzdeki süreçte hepimiz farklı yönlere savrulacağız. Kimimiz iş hayatına atılacak, kimimiz akademik kariyerine devam edecek, kimimiz ise bambaşka hayatlar kuracak. Ancak ne yaparsak yapalım, hayatımız boyunca birçok kişiye dokunma fırsatımız olacak. İnşallah hepimiz, dokunabildiğimiz her hayatı güzelleştirebiliriz. Sözlerime okulda yaşadığım ve hiç unutamadığım bir anımla devam etmek istiyorum: Bir gün derste bir hocamız ‘Buradan mezun olduğunuz zaman üstünüzde beyaz gömleklerle mezun olacaksınız demişti. Başkalarının hataları çok dikkat çekmezken, sizin yapacağınız en küçük hata, o beyaz gömleğe damlayan bir mürekkep lekesi gibi hemen farkedilecektir.’ demişti. Bizler bugün mezun olurken bir ilahiyatçı olarak omuzlarımızdaki bu yükümlülüğün ve temsil ettiğimiz değerlerin bilincindeyiz. Rabbim inşallah bu beyaz gömleği ömür boyu hakkıyla taşıyabilmeyi, vicdanı hür, ahlakı sağlam nesiller yetiştirebilmeyi hepimize nasip eder. Bu duygu ve düşüncelerle tüm mezun arkadaşlarımın mezuniyetini gönülden kutluyorum. Yolumuz açık, ilmimiz amelli, geleceğimiz daima aydınlık olsun. Sağlıcakla kalın, Allah’a emanet olun. Teşekkür ederim.” şeklinde konuştu.
.jpg)
Program, derece ile mezun olan öğrencilerimize başarı belgesi ve hediye verilmesi ile devam etti.
.jpg)
Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Erol Yılmaz, 2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı İslami İlimler Fakültemiz birincisi ve Üniversitemiz ikincisi olan Melek Yoleri’yi tebrik ederek başarı belgesi ile hediye verdi.
.jpg)
.jpg)
Fakülte ikincisi olan Şükrü Çalış’a başarı belgesi ve hediyesini İslami İlimler Fakültemiz Dekanı Prof. Dr. Mevlüt Erten verirken, Fakülte üçüncüsü olan Derya Eyvazoğlu’na başarı belgesi ve hediyesini Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Güldane Gündüzöz verdi.
.jpg)
.jpg)
.jpg)
Program, öğrencilerimizin hazırladığı videonun izlenmesi ve Dinî Mûsikî Dinletisi ile devam etti.

İslami İlimler Fakültemiz Türk Din Mûsikîsi Ana Bilim Dalı Arş. Gör. Enes Bozgeyik, Güzel Sanatlar Fakültemiz Müzik Bölümü Arş. Gör. Muhammed Talha Efe ve İslami İlimler Fakültesi öğrencilerimizden oluşan koronun seslendirdiği eserler büyük bir beğeniyle dinlendi.
.jpg)
.jpg)
Mezun öğrencilerimize hocaları tarafından plaket ve diploma verilmesinin ardından İslami İlimler Fakültemiz önünde öğrencilerimizin havaya kep atması ile program sona erdi.
.jpg)
.jpg)